
Dört Torunlu Kraliçe Rania Yeni Yaşında Zamana Meydan Okuyor
Zarafeti, güzelliği ve hiç yaşlanmayan enerjisiyle yıllara meydan okuyan Ürdün Kraliçesi Rania, yeni yaşını kucağında torunlarıyla kutlarken hepimizi bir kez daha kendine hayran bıraktı. Henüz 60 yaşına bile gelmeden, sadece üç yıl içinde tam dört kız torun sahibi olan güzel Kraliçe, 56 yaşına girerken adeta zamanı durdurmuş gibi görünüyor.
Aileye peş peşe katılan minik prensesler Rania’nın hayatına bambaşka bir neşe getirdi. Büyük oğlu Veliaht Prens Hüseyin ile gelini Rajwa’nın kızı İman’ın doğumunun ardından, büyük kızı Prenses İman ve damadı Jameel Thermiotis de önce minik Amina’yı, ardından ikizler Rania ve Talia’yı kucaklarına aldı. Doğum gününde dört torunuyla birlikte objektif karşısına geçen Kraliçe, paylaşımına doğum gününü hayal edebileceği en iyi şekilde geçirdiğini belirterek en gözde küçük kızlarını çok sevdiğini yazdı. Annesinin yeni yaşını unutmayan Prens Hüseyin de minik kızı İman ve Kraliçe’nin sıcacık bir karesini paylaşarak ona sağlık ve neşe dolu yıllar diledi.
Kraliçe Rania’nın doğum gününe özel yayınlanan sade pozu ise gören herkesi şaşırttı. Üzerinde kot pantolonu ve beyaz tişörtüyle, saçlarını toplayıp gülümsediği o kareyi ilk görenler 1990’lı yıllardan kalma eski bir fotoğraf sandı. 23 yaşında saraya gelin giden ve 1999 yılında kraliçe unvanını alan Rania, yıllar geçse de formundan ve gençlik ışıltısından hiçbir şey kaybetmediğini bir kez daha kanıtladı.
Prens Hüseyin ve Prenses İman’ın yanı sıra 25 yaşında Prenses Salma ve 21 yaşında Prens Hashem adında iki çocuğu daha olan dört çocuk annesi Kraliçe’nin hayat hikayesi de oldukça etkileyici. 1970 yılında Kuveyt’te Filistin kökenli bir ailede dünyaya gelen, Mısır’dan Londra’ya ve Amerika’ya uzanan başarılı bir eğitim hayatı bulunan Rania’nın bizlere çok tanıdık gelen bir yönü de var. Anne tarafından dedesi Türk kökenli olan güzel Kraliçe; Türk yemeklerine, müziğine, Kapalıçarşı’ya ve Boğaz manzarasına olan sevgisini her fırsatta dile getiriyor.
Ülkesinde kadınların eğitimi için büyük mücadeleler veren ve aynı zamanda dört çocuk kitabı yazan Kraliçe Rania’nın, böylesine kalabalık bir aile ve yoğun bir temponun içinde her daim zamana nasıl meydan okuduğu ise merak konusu olmaya devam ediyor.

